28 Eylül 2011 Çarşamba

ANA ARIYA GÖSTERİLEN İLGİ VE BAKIM

Ankara Arıcılık
          Herkesinde bildiği gibi; ana arı kovanın yaşam kaynağı ve olmazsa olmazı. Diğer işçi arılar bu özeni ve ilgiyi ana arıdan hiç eksik etmiyorlar.İste ana arıya gösterilen ilgi ve alakadan bir resim karesi.

23 Eylül 2011 Cuma

MAKRO ÇEKİMLERİM.



Ankara Arıcılık
Bu resimlerdeki arılar benim ilk göz ağrım. 19 temmuz 2010da geldiğinde bir çıta arısı vardı.Bu sene söner kışı çıkaramaz dedim ,beni utandırdı. Bu sevdaya bunlarla başladık......... 








21 Eylül 2011 Çarşamba

LOGO DENEMESİ

Ankara Arıcılık
Logomuzu tam oluşturmadığımız için şimdilik geçici bir logo yaptım. Amaç logoyu basabilir miyiz onu denemekti. Esas logomuz için ön hazırlık gibi bir şey yaptık. Reklamcıların kullandığı ve dekota  ismi verdikleri plastik bir ürünü kalıp olarak kullandım.Bu malzeme üzerine reklamcılar genelde yazı , resim gibi şeyler yapıştırıyorlar.Biraz sert ama maket bıçağı ve neşterle rahatça işlenebiliyor. Logoyu printerdan bastırdıktan  sonra karbon kağıdı ile bu malzeme üzerine geçirdim. Sonrada keserek çıkarttım. Biraz zahmetli ama kalıcı bir şey oluyor. Sonrada boş iken kovanların üzerine koyup açıkta kalan etrafını kapattım ve sprey boya ile değişik renklerde boyadım.Boyaması çok rahat oldu.

Boyama öncesi.......
Boyama sonrası........

METRO KOVAN

Ankara Arıcılık
Bu kovanı metro kovan olarak yaptım.Taban kısımı çıkarılabiliyor. Arıların iki tarafa da geçebilmeleri için ortada, tabana değmeyecek şekilde kısa bir orta bölme tahtası var. Tabanı elek telli  ve arkadan sürgülü altlığı var.Kovan taban temizliği ve varroa için çok rahat oluyor.Yaklaşık bir katı 20-22 küçük çıta sığıyor.Diğer ana kutularına çıta ve arı lazım olduğu zaman buradan veriyorum.Normal kovan gibi üzerine katta atabiliyorum.Ana arı üretiminde destek vermek için süper bir kovan oldu. Çıta boylarım 20.5 cm olarak standart yapıyorum. Diğer ana kutularımı da bu çıta standardına göre yaptığım için çıta alıp vermelerde sorun yaşamıyorum.Tabi ki  çıta alıp vermelerde arılarını kendi kovanlarında bırakıyorum. Yoksa az bile olsalar birbirleri ile uyuşmuyor ve öldürüyorlar.





ANA ARI KUTULARININ ÖRTÜSÜ

Ankara Arıcılık
Ana arı kutularımın büyük çoğunluğunu ilaç taşımada kullanılan strafor (köpük) kutulardan oluşuyor.Bunların üstlerini kapatmak için kapak altına örtü tahtası olarak fleksiglas  (şeffaf plastik) kullanıyorum. Kapağı kaldırınca bu fleksiglas sayesinde arıları rahat görüyorum ve arı ölümleri de olmuyor. Örtü tahtası olarak çok kullanışlı bir malzeme.


16 Eylül 2011 Cuma

ANA ARI KUTULARINI BESLEME

Ankara Arıcılık
Ana arı kutularını şerbet ile beslemek için küçük çerçeve tipi şerbetlikler yapmıştım onları kullanıyordum. Fakat şerbet kokusundan dolayı ana arı kutuları diğer arılar tarafından devamlı rahatsız ediliyorlardı.  Bende 20 cc lik enjektörlerin iğne geçirilen uçlarını kesip düz hale getirdim.  Şerbetleri bu enjektörlere çekerek vermeye başladım. Hem şerbet kokusu etrafa dağılıp arılar rahatsız edilmiyor hemde arıları beslemesi daha kolay oluyor. Bir iki günde  bitiriyorlar tekrar veriyorum.



9 Eylül 2011 Cuma

DONAN BAL SAHTE BAL DEĞİLDİR..

Ankara Arıcılık
Gerçek Bal Nasıl Anlaşılır?


Sahte bal ile gerçek balın tüketiciler tarafından anlaşılması mümkün değildir. Bu işlem bu konuda uzmanlaşmış özel laboratuvarlarda çeşitli analizlerle yapılır. Bazı yörelerde balın içerisine kalem saplayarak,tadına bakarak, kağıt mendile damlatarak vb yöntemlerle balın gerçek olup olmadığını iddia edenler vardır. Ancak bunun hiçbir bilimsel değeri olmadığı gibi, tüketiciyi aldatmaktan başka bir anlamı yoktur. En doğru yöntem bilimsel bilgilere güvenerek bir analiz laboratuvarında balımızı incelettirmemizdir

Genelde bal tüketicisi balların granül halde görülmesini balın şekerden yapılmış olduğunu yorumlamakta ve granül balları kullanmaktan kaçınmaktadır.Yanlış alışkanlıkla tüketici akışkan bal almayı tercih etmektedir. Tüketicinin bu talebini karşılamak amacıyla genel uygulamada bal, 90-100°C'de kaynatılarak ambalajlanmaktadır. Bu yöntem balın içindeki tüm vitamin ve enzimleri öldürmektedir. Laboratuvar testleri ile balın kaynatılıp kaynatılmadığı belirlenebilmektedir. Doğru bal kaynatılmamış olan baldır.

Balın kristalize olması "donması" anlamına gelmez. Bu ikisi birbirinden farklı süreçlerdir. Ballar içerisindeki şeker türüne göre kristalize olurlar. Örnek verirsek; Kestane ve Çam balı hemen hemen kristalize olmaz.

İlginç gelecek olan bir bilgi de, maalesef toz şekerden yapılan sahte ballar da çam balı gibi uzun süre kristalize olmaz. Oysa doğadan elde edilen hakiki balların çoğunluğu kristalize olur. Ayçiçeği balı ve pamuk balı da çok kısa zamanda kristalize olur. Yayla ballarının çoğunluğu da kristalize olur, ancak bu işlem genellikle ayçiçeği balı kadar hızlı değildir.

Ayçiçeği balı ve pamuk balı çok çabuk kristalize olduğu için, bu ballar hasat edilir edilmez peteklerinden özel işlemlerle süzülerek çıkarılır. Bu ballar ısıtmaya uygun ve sağlıklı metal kaplarda belli sıcaklıklarda saklanır. Bu ballar kristalize olduğunda bir sıcak su banyosunda ısıtılarak yeniden akışkan hale getirilir. Bu şekilde besin değerinden hiçbirşey kaybetmez.

Bal buzdolabinda saklanmaz. İçerisinde su bulunduğuna göre donma noktasının değişiklik göstereceğini de göz önüne alarak her balın donabileceğini söylemek yanlış olmaz. Ancak, buzdolabımızın sadece +4 dereceye kadar soğuttuğunu ve bunun bazı balların (içerisindeki su oranına göre) donmasına yetebileceğini söyleyebiliriz.

Piyasaya sürülen sahte ballar hem tüketenlere hem de bu işi yapanlara zarar veriyor. Peki gerçeğinden ayırt edebileceğimiz en pratik yöntemler nelerdir?

* Bal buzdolabında şekerleniyorsa gerçektir.
* Balın kesafeti (yoğunluğu) çok, akışkanlığı sürekli olmalıdır, kesik kesik akan bal sahtedir Çiçek balı hızlı, çam balı ise daha yavaş akar.
* Gerçek bal kaşıkla alındığı zaman kesintisiz gelir.
* Buzdolabında yaklaşık bir ay bekleyen balın krem ya da tereyağ kıvamına gelmesinin balın hakiki olduğunu gösteriyor.
* Soğuk havada donma yapmaz ise bal sahtedir. Zeytin yağının donması gibi kavanozun alt kısımları donma yapar ise hakiki baldır.
* Sahte balın rengi biraz daha açıktır, normal balın kokusu yoktur. Normal balın kıvamı biraz daha katıdır.
* Balı kaşıkla alıp yere döktüğünde sahte bal uzayıp resmen örümcek ağı gibi havada uçar.
* Balın şekerlenmesi durumunda ise, eski hâlini alması için güneşe çıkarılması veya kabıyla birlikte sıcak suya konulması kâfidir.
* Bal şekerle yapılan diğer şerbetlere nazaran çok daha fazla keskindir. Fazla yendiği zaman genizde hafif yanma yapar. Bu yediğiniz gerçek baldır.
* Balda hafif te olsa şekerden kaynaklı alkol olması nedeni ile kibrit çöpü veya kağıt üzerinde cızırdayarak yanar.